Eğer bir avuç kuma ergitmek için yeterince
ısı verilirse , sonra da soğutulursa , kaba olarak cam yapılmış
olur. Arkeologlar camın ilk kullanımının M.Ö. 12000 ve M.Ö. 4000
yıllarında olduğunu belirtirler. Cam dekoratif küçük boncuklar olarak
kullanılmış, daha sonra M.Ö. 2500 yıllarında küçük cam nesnelerin
yapıldığı görülmüştür. İlk cam kap M.Ö. 1000 yıllarında Mısırlılar
tarafından yapılmıştır. Camı kil kalıp üzerinde şekillendirdikten
sonra kilin alınası gibi zor ve zaman alıcı bir işlem uygulanmıştır.
Bu sebeple cam kıymetli eşya sayılmış ve özenle nesilden nesile
aktarılmıştır. M.Ö. 300 ve M.Ö. 20 yılları arasında üfleme çubuğunun
kullanılmasıyla daha önce yapılamayan şekil ve tasarımda cam ürünler
imal edilmiştir.
İlk pencere 3.yy’ın sonlarında camın büyük düz bir taş üzerine
dökülmesiyle elde edilmiştir. Bir seferde üretilen cam miktarı 20.yy’a
kadar çok az arttı. İlki 1913’te başlayan ‘Düz Cam Çekme’ metodunun
bulunuşuydu. İkincisi ise 1950’lerin sonunda ‘Float Cam Teknolojisi’
gelişimidir. Türklerin camcılıkla uğraşı Anadolu Selçukluları ile
başlamış ve Cumhuriyet döneminde bir sanayi dalı olarak gelişimini
sürdürmüştür.
Cam kelimesi iki amaçla kullanılır; herkesin anladığı şekliyle
sert, şeffaf, çabuk kırılan nispeten yüksek yumuşama noktası olan
, suda ve organik çözücüyle çözünmeyen bir maddedir. İkincisi ise
maddenin bir hali için kullanılır. Cam, inorganik maddelerin ergitildikten
sonra, hızlı soğutma ile yapısı kristallenmeden oluşan katı görünümdür.